3SUTUN Hümanizme açılan küçük bir pencere


Hümanist kültüre açılan küçük bir pencere

BELGELİK
3sutun'un ilgi alanındaki
konularda önemli yasa,
antlaşma, sozleşme, bildiri
gibi belgeler.
KANUNU ESASÎ

7 zilhicce 1293
(‎23 Aralık ‎1876)

            BAŞ SAYFA  DÜŞÜNCE ODASI  MAVİPENCERE   GÖZLEMEVİ   ARKABAHÇE   IŞIKLIYOL
                 Alıntılık      Belgelik   Yarenlik   Okumalık ‎   Bakmalık   Gezinmelik

Memaliki Devleti Osmaniye

MADDE 1 Devleti Osmaniye memalik ve kıtaatı hazırayı ve eyalatı mümtazeyi ‎muhtevi ve yekvücud olmağla hiç bir zamanda hiç bir sebeble tefrik kabul ‎etmez.
MADDE 2 Devleti Osmaniyenin payıtahtı İstanbul şehridir ve şehri mezkurun ‎sair bilâdı osmaniyeden ayru olarak bir gûne imtiyaz ve muafiyeti yoktur.
MADDE 3 Saltanatı seniyei osmaniye hilâfeti kübrayı islâmiyeyi haiz olarak ‎sülalei âli Osmandan usulü kadimesi veçhile ekber evlada aittir.
MADDE 4 Zatı hazireti padişahi hasbel hilâfe dini islâmın hamisi ve bilcümle ‎tebeai osmaniyenin hükümdar ve padişahıdır.
MADDE 5 Zatı hazireti Padişahinin nefsi hümayunu mukaddes ve gayri ‎mesuldür.
MADDE 6 Sülalei âli osmtekalifnın hukuku hürriye ve emval ve emlâki zatiye ve ‎madâmelhayat tahsisatı maliyeleri tekafülü umumi tahdındadır.
MADDE 7 Vükelanın azil ve nasbı ve rütbe menasıp tevcihi ve nişan itası ve ‎eyalâtı mümtazenin şeraiti imtiyaziyelerine tevfikan icrayı tevcihatı ve ‎meskûkat darbı ve hutbelerde namının zikri ve düveli ecnebiye ile muahedat akdi ‎ve harb ve sulh ilânı ve kuvvei berriye ve bahriyenin kumandası ve harekatı ‎askeriye ve ahkâmı şeriye ve kanuniyenin icrası ve devairi idarenin muamelatına ‎müteallik nizamnamelerin tanzimi ve mücazaatı kanuniyenin tahfifi veya affı ve ‎meclisi umuminin akt ve tatili ve ledeliktiza heyeti mebusanın azası yeniden ‎intihap olunmak şartile feshi hukuku mukaddesei Padişahi cümlesindendir.
‎ ‎

Tebaai Devleti Osmaniyenin hukuku umumiyes

‎ ‎
MADDE 8 Devleti Osmaniye tabiyetinde bulunan efradın cümlesine herkangi ‎din ve meshepten olur ise bila istisna Osmanlı tabir olunur ve osmanlı sıfatı ‎kanunen muayyen olan ahvale göre istihsal ve izae edilir.
MADDE 9 Osmanlulerin kâffesi hürriyeti şahsiyelerine malik ve aherin hukuku ‎hürriyetine tecavüz etmemekle mükelleftir.
MADDE 10 Hürriyeti şahsiye her türlü taarruzdan masundur. Hiç kimse ‎kanunun tâyin ettiği sebeb ve suretten maada bir bahane ile mücazat olunamaz. ‎‎
MADDE 11 Devleti Osmaniyenin dini dini islâmdır. Bu esası vikaye ile beraber ‎asayişi halkı ve adabı umumiyeyi ihlâl etmemek şartile memaliki osmaniyede ‎maruf olan bilcümle edyanın serbestii icrası ve cemaatı muhtelifiye verilmiş olan ‎imtiyazatı mezhebiyenin kemakân cereyanı Devletin tahdi himayetindedir.
MADDE 12 Matbuat kanun dairesinde serbesttir.
MADDE 13 Tebaai osmaniye nizam ve kanun dairesinde ticaret ve sanat ve ‎felahet için her nevi şirketler teşkiline mezundur.
MADDE 14 Tebaai osmaniyeden bir veya birkaç kişinin gerek şahıslarına ve ‎gerek umuma müteallik olan kavanin ve nizamata muhalif gördükleri bir maddeden ‎dolayı işin merciine arzuhal verdikleri gibi meclisi umumiye dahi müddei sıfatile ‎imzalı arzuhal vermeğe ve memurinin ef'alinden iştikâye selahiyetleri vardır. ‎‎
MADDE 15 Emri tedris serbestir. Muayyen olan kanuna tebaiyet şartile her ‎osmanlı umumi ve hususi tedrise mezundur.
MADDE 16 Bilcümle mektepler Devletin tahtı nezaretindedir. Tebaai ‎osmaniyenin terbiyesi bir siyakı ittihat ve intizam üzere olmak için iktiza eden ‎esbaba teşebbüs olunacak ve mileli muhtelifenin umuru itikadiyelerine müteallik ‎olan usulü talimiyeye halel getirilmeyecektir.
MADDE 17 Osmanlıların kâffesi huzuru kanunda ve ahvali diniye ve ‎mezhebiyeden maada memleketin hukuk ve vezaifinde mütesavidir.
MADDE 18 Tebaai osmaniyenin hidematı devlette istihdam olunmak için ‎devletin lisanı resmisi olan türkçeyi bilmeleri şarttır.
MADDE 19 Devlet memuriyetinde umum tebaa ehliyet ve kabiliyetlerine göre ‎münasip olan memuriyetlere kabul olunurlar.
MADDE 20 Tekalifi mukarrere nizamatı mahsusasına tevfikan kaffei tebaa ‎beyninde herkesin kudreti nisbetince tarh ve tevzi olunur.
MADDE 21 Herkes usulen mutasarrıf olduğu mal ve mülkten emindir. Menafii ‎umumiye için lüzumu sabit olmadıkça ve kanunu mucibince değer bahası peşin ‎verilmedikçe kimsenin tasarrufunda olan mülk alınamaz.
MADDE 22 Memaliki Osmaniyede herkesin mesken ve menzili taarruzdan ‎masundur. Kanunun tâyin eylediği ahvalden maada bir sebeble hükumet tarafından ‎cebren hiç kimsenin mesken ve menziline girilemez.
MADDE 23 Yapılacak usulü muhakeme kanunu hükmünce hiç kimse kanunen ‎mensup olduğu mahkemeden başka bir mahkemeye gitmeye icbar olunamaz.
MADDE 24 Müsadere ve angarya ve cerime memnudur. Fakat muharebe ‎esnasında usulen tâyin olunacak tekalif ve ahval bundan müstesnadır.
MADDE 25 Bir kanuna müstenit olmadıkça vergi ve rüsumat namı ile ve namı ‎aherle hiç kimseden bir akçe alınamaz.
MADDE 26 İşkence ve sair her nevi eziyet katiyen ve külliyen memnudur.
‎ ‎

Vükelâyı Devlet

MADDE 27 Mesnedi sadaret ve meşihatı islâmiye tarafı Padişahiden emniyet ‎buyurulan zatlara ihale buyurulduğu misullû sair vükelânın memuriyetleri dahi ba ‎iradei şahâne icra olunur.
MADDE 28 Meclisi vükelâ sadrıazamın risayeti tahtında olarak aktolunup dahili ‎ve harici umuru mühimmenin merciidir. Müzakeratından muhtacı istizan olanların ‎kararları iradei seniye ile icra olunur.
MADDE 29 Vükelâden herbiri dairesine ait olan umurdan icrası mezuniyeti ‎tahtında bulunanları usulüne tevfikan icra ve icrası mezuniyeti tahtında ‎olmıyanları sadrıazama arzeder. Sadrıazam dahi o makule mevaddan müzekereye ‎mühtaç olmıyanların muktezasını icra veyahut tarafı hazreti padişahiden istizan ‎ederek ve muhtacı müzakere bulunanları meclisi vükelânın müzakeresine ‎arzeyliyerek müteallik buyurulacak iradei seniye mucibince iktizasını ifa eyler. ‎Bu mesalihin envağ ve derecatı nızamı mahsus ile tâyin olunacaktır.
MADDE 30 Vukelâyı devlet memuriyetine müteallik ahval ve icraattan ‎mesuldür.
MADDE 31 Mebusan âzasından biri veyahut birkaçı Heyeti Mebusanın dahil ‎dairei vazifesi olan ahvaldan dolayı vükelâyı devletten bir zat hakkında ‎mes'uliyeti mucip şikâyet beyan ettiği halde evvelâ Heyeti Mebusanın nizamı ‎dahilisi mucibince ve misillu mevaddın heyete havalesi lâzım gelip gelmiyeceğini ‎müzakereye memur olan şubede tetkik olunmak üzere şikâyeti müş’ir Heyeti ‎Mebusan reisine verilecek takrir reis tarafından nihayet üç gün zarfında o ‎şubeye gönderilir ve bu şube tarafından tahkikatı lâzime icra ve iştikâ olunan ‎zat tarafından izahatı kâfiye istihsal olunduktan sonra şikâyetin şayanı ‎müzakere olduğuna dair ekseriyetle terkip olunacak kararname Heyeti ‎Mebusanda kıraat olunarak ve ledeliktiza şikâyet olunan zat davetle bizzat veya ‎bilvasıta vereceği izahat istima kılınarak âzayı mevcudenin sülüsen, ekseriyati ‎mutlakasile kabul olunur ise muhakeme talebini müş'ir mazbatası makamı ‎Sadarete takdim ile ledelarz müteallik olacak iradei seniye üzerine keyfiyet ‎Divanı Âliye havale olunur.
MADDE 32 Vükelâden itham olunanların usulü muhakemeleri kanunu mahsus ile ‎tâyin edilecektir.
MADDE 33 Memuriyetlerinden hariç ve sırf zatlarına ait hernevi deavide ‎vükelânın sair efradı Osmaniyeden aslâ farkı yoktur. Bu misillu hususatın ‎muhakemesi ait olduğu mehakimi umumiyede icra olunur.
MADDE 34 Divanı Âlinin dairei ithamı tarafından müttehem olduğuna karar ‎verilen vükelâ tebriyei zimmet edinceye kadar vekâletten sakıt olur.
MADDE 35 Vükelâ ile heyeti mebusan arasında ihtilâf olunan maddelerden ‎birinin kabulünde vükelâ tarafından israr olunupta mebusan canibinden ‎ekseriyeti arâ ile ve tafsilen esbabı mucibe beyanile kat’iyyen ve mükerreren ‎reddedildiği halde vükelânın tebdili veyahut müddeti kanununiyesinde intisap ‎olunmak üzere heyeti mebusanın feshi münhasırran yedi iktidarı hazreti ‎padişahidedir.
MADDE 36 Meclisi Umumi mün'akit olmadığı zamanlarda devleti bir ‎muhataradan veyahut emniyeti umumiyeyi halelden vikaye için bir zarureti ‎mübreme zuhur ettiği ve bu bapta vaz'ına lüzum görünecek kanunun müzakeresi ‎için meclisin celp ve cem'ine vakit müsait olmadığı halde Kanunu Esasi ahkâmına ‎mugayir olmamak üzere heyeti vükelâ tarafından verilen kararlar Heyeti ‎Mebusanın içtimaile verilecek karara kadar ba iradei seniye, muvakkaten kanun ‎hüküm ve kuvvetindedir.
MADDE 37 Vükelâdan herbiri her nezaman muradeder ise heyetlerin ikisinde ‎dahi bulunmak veyahut maiyetindeki rüesayı memurinden birini tarafından ‎vekâleten bulundurmak ve iradı nutukta âzaya takaddüm etmek hakkını haizdir. ‎‎
MADDE 38 İstizahı madde için vükelâdan birinin huzuruna Meclisi Mebusanda ‎ekseriyetle karar verilerek davet olundukta ya bizzat bulunarak veyahut ‎maiyetindeki rüesayı memurinden birini göndererek irad olunacak suallere cevap ‎verecek veyahut lüzum görür ise mes'uliyetini üzerine alarak cevabını tehir ‎etmek selâhiyetini haiz olacaktır.
‎ ‎

Memurin

MADDE 39 Bilcümle memurin nizamen tâyin olunacak şerait üzere ehil ve ‎müstahak oldukları memuriyetlere intihap olunacaktır ve bu veçhile intihap ‎olunan memurlar kanunen mucibi azil hareketi tahakkuk etmedikçe veya kendüsü ‎istifa eylemedikçe veyahut devletçe bir sebebi zaruri görülmedikçeazil ve ‎tepdil olunamaz ve hüsnü hareket ve istikamet eshabından olanlar ve devletçe ‎bir sebebi zaruriye mebni infisal edenler nizamı mahsusunda tâyin olunacağı ‎veçhile terekkiyata ve tekaüt ve mazuliyet maaşlarına nail olacaklardır.
MADDE 40 Her memuriyetin vezayifi nizamı mahsus ile tâyin olunacağından her ‎memur kendü vazifesi dairesinde mes'uldür.
MADDE 41 Memurun âmirine hürmet ve riayeti lâzımeden ise de itaati kanunun ‎tâyin ettiği daireye mahsustur. Hilâfı kanun olan umurda amire itaat ‎mes'uliyetten kurtulmağa medar olamaz.
‎ ‎

Meclisi Umumi

‎ ‎
MADDE 42 Meclisi Umumi Heyeti Âyan ve Heyeti Mebusan namlarile başka ‎başka iki heyeti muhtevidir.
MADDE 43 Meclisi Umuminin iki heyeti beher sene teşrisani iptidasında ‎tecemmu eder ve ba iradei seniye açılır ve mart iptidasında yine ba iradei ‎seniye kapanur ve bu heyetlerden biri diğerinin müctemi bulunmadığı zamanda ‎mün'akid olamaz.
MADDE 44 Zatihazireti padişahi devletçe görünecek lüzum üzerine Meclisi ‎Umumiyi vaktinden evvel dahi açar ve müddeti muayyenei içtimaını da tenkis ‎veya temdit eder.
MADDE 45 Meclisi Umuminin yevmi hüşadında zatı hazireti padişahi veyahut ‎taraflarından bilvekâle sadrıazam hazır olduğu ve vükelâyı devletle iki heyetin ‎âzayı mevcudesi birlikte bulundukları halde resmi küşat icra olunup senei cariye ‎zarfında devletin ahvali dahiliye ve münasebatı hariciyesine ve senei atiyede ‎ittihazına lüzum görülecek tedabir ve teşebbüsata dair bir nutku hümayun ‎kıraat olunur.
MADDE 46 Meclisi Umumi âzalığına intihap veya nasbolunan zevat meclisin ‎yevmi küşadında sadrıazam huzurunda ve o gün hazır bulunmıyan olur ise mensup ‎olduğu heyet müctemi olduğu halde reisleri huzurunda zatı hazireti padişahiye ‎ve vatanına sadakat ve Kanunu Esasi ahkâmına ve uhdesine tevdi olunan vazifeye ‎riayetle hilâfından mücanebet eyliyeceğine tahlif edilür.
MADDE 47 Meclisi Umumi âzası rey ve mütalca beyanında muhtar olarak ‎bunlardan hiçbiri bir gûna vaadü vaid ve talimat kaydı altında bulunamaz ve ‎gerek verdiği reylerden ve gerek meclisin müzakeratı esnasında beyan ettiği ‎mütalealardan dolayı bir veçhile itham olunamaz.Megerki meclisin nizamnamei ‎dahilisi hilâfında hareket etmiş ola. Bu takdirde nizamnamei mezkûr hükmünce ‎muamele görür.
MADDE 48 Meclisi Umumi âzasından birinin hiyanet ve Kanunu Esasiyi nakız ve ‎ilgaye tasaddi ve irtikâp töhmetlerinden birile müttehem olduğuna mensup ‎olduğu heyet azayı mevcudesinin sülüsanı ekseriyeti mutlakasile karar verilür ‎veyahut kanunen hapis ve nefyi mucip bir ceza ile mahkûm olur ise azalık sıfatı ‎zail olur ve bu af'alin muhakemesile mücazatı ait olduğu mahkeme tarafından ‎rüyet ve hükmolunur.
‎maddeMADDEnin red ve kabulüne dair rey vermekten ‎içtinabe hakkı vardır.
MADDE 50 Bir kimse zikrolunan iki heyetin ikisine birden âza olamaz.
MADDE 51 Meclisi Umumi heyetlerinden ikisinde dahi mürettep olan azanın ‎nısfından bir ziyade hazır bulunmadıkça müzakereye mubaderet olunamaz ve ‎kaffei müzakerat sülüsanı ekseriyetile meşrut olmayan hususatta hazır olunan ‎azanın ekseriyeti mutlakası ile karargir olur ve tesavii ara vukuunda reisin reyi ‎iki addedilür.
MADDE 52 Bir kimse şahsına müteallik dâvasından dolayı Meclisi Umuminin iki ‎heyetinden birine arzuhal verdiği halde eğer evvela ait olduğu memurini devlete ‎veyahut o memurların tabi bulundukları mercie müracaat etmediği tebeyyün ‎ederse arzuhali reddolunur.
MADDE 53 Müceddeden kanun tanzimi veya kavanini mevcudeden birinin tadili ‎teklifi vükelâya ait olduğu gibi Heyeti âyan ve Heyeti Mebusanın dahi kendü ‎vazifei muayyeneleri dairesinde bulunan mevad için kanun tanzimini veyahut ‎kavanini mevcudeden birinin tadilini istidaya salâhiyetleri olmakla evvelce ‎makamı Sadaret vasıtası ile tarafı Şahaneden istizan olunarak iradei seniye ‎müteallik buyrulur ise ait olduğu dairelerden verilecek izahat ve tafsilat üzerine ‎layihalarının tanzimi Şûrayı Devlete havale olunur.
MADDE 54 Şûrayı devlette bilmüzakere tanzim olunacak kavanın layıhaları ‎Heyeti Mebusanda badehu Heyeti Ayanda tetkik ve kabul olunduktan sonra ‎icrayi ahkamınaİradei seniye hazreti Padişahi müteallik buyrulur ise düşturül ‎amel olur ve işbu heyetlerin birinde katiyen reddolunan kanun layihası o senenin ‎müddeti içtimaiyesinde tekrar mevkii müzakereye konulamaz.
MADDE 55 Bir kanun lâyıhası evvelâ Heyeti Mebusanda badehu Heyeti Ayanda ‎bend bend okunup ve her bendine rey verülüp ekseriyeti ara ile karar ‎verilmedikçe ve bedel karar heyeti mecmuası için dahi betekrar ekseriyetle ‎karar hasıl olmadıkça kabul olunmuş olmaz.
MADDE 56 Bu Heyetler vükelâdan veya anların göndereceği vekillerden veya ‎kendi azalarından olmayan veyahut resmen davet olunmuş memurinden bulunmayan ‎hiç kimseyi gerek asaleten ve gerek bir cemaat tarafından vekaleten birmadde ‎ifadesi için gelmiş olduğu halde asla kabul edemez ve ifadelerini istima ‎eyliyemez.
MADDE 57 Heyetlerin müzakeratı lisanı türki üzere cereyan eder ve ‎müzakere olunacak layıhaların suretleri tab ile yövmü müzakereden evvel azaya ‎tevzi olunur.
MADDE 58 Heyetlerde verilecek reyler ya tâyini esami veyahut işaratı ‎mahsusa veyahut reyi hafi ile olur. Reyi hafi usulünün icrası âzayı mevcudenin ‎ekseriyeti arası ile karar verilmeğe mütevakkıftır.
MADDE 59 Her Heyetin inzibatı dahilisini münhasıran kendi reisi icra eder. ‎‎
‎ ‎

Heyeti Âyan

‎ ‎
MADDE 60 Heyeti Âyanın reisi ve âzası nihayet miktarı Heyeti Mebusan ‎âzasının sülüsü miktarını tecavüz etmemek üzere doğrudan doğruya tarafı ‎hazreti padişahiden nasbolunur.
MADDE 61 Heyeti Ayana âza tâyin olunabilmek içün asar ve efali umumun vüsuk ‎ve itimadına şayan ve umuru devlette hidematı memduhesi mesbuk ve mütearif ‎olmak ve kırk yaşından aşağı bulunmamak lâzımdır.
MADDE 62 Heyeti Âyan âzalığı kaydı hayat iledir. Bu memuriyetlere vükelâlık ‎ve valilik ve ordu müşirliği ve kazaskerlik ve elçilik ve patriklik ve hahambaşılık ‎memuriyetinde bulunmuş olan mazulinden ve berri ve bahri ferikândan ve sıfatı ‎lazimeyi cami sair zevattan münasipleri tâyin olunur. Kendü taleplerile devketce ‎sair memuriyete tâyin olunanlar azalık memuriyetinden sakıt olur.
MADDE 63 Heyeti Âyanın azalık maaşı şehriye onbin kuruştur. Başka bir nam ‎ile hazineden muvazzaf olan azanın maaş ve tâyini eğer onbin kuruştan dûn ise ol ‎miktara iblâğ olunur ve eğer onbin kuruş veya ziyade ise ibka olunur.
MADDE 64 Heyeti Âyan Heyeti Mebusandan verilen kavanin ve muvazene ‎lâyihalarını tetkik ile eğer bunlarda esasen umuru diniyeye ve zatı padişahinin ‎hukuku seniyesine ve hürriyete ve Kanunu Esasi ahkâmına ve devletin tamamiyeti ‎mülkiyesine ve memleketin emniyeti dahiliyesine ve vatanın esbabı müdafaa ve ‎muhafazasına ve adabı umumiyeye halel verir bir şey görür ise mütalâasını ‎ilâvesiyle ya kat'iyen red veyahut tadil ve tashih olunmak üzere Heyeti ‎Mebusana iade eder ve kabul ettiği lâyihaları tasdik ile makamı sadarete ‎arzeyler ve heyete takdim olunan arzuhalleri bittetkik lüzum görür ise ilâvei ‎mütalâa ile beraber makamı sadarete takdim eder.
‎ ‎

Heyeti Mebusan

MADDE 65 Heyeti Mebusanın mıktarı âzası tebaai Osmaniyeden her ellibin ‎nüfus zükûrda bir nefer olmak itibariyle tertip olunur.
MADDE 66 Emri intihap reyi hafi kaidesi üzerine müessestir. Sureti icrası ‎kanunu mahsus ile tâyin olunacaktır.
MADDE 67 Heyeti Mebusan âzalıgıle ile hükûmet memuriyeti bir zat ‎uhdesinde içtima edemez. Fakat vükelâdan intihap olunanların âzalığı ‎mücazdırvesair memurinden biri mebusluğa intihap olunur ise kabul edip ‎etmemek yedi ihtiyarındadır. Fakat kabul ettiği halde memuriyetinden infisal ‎eder.
MADDE 68 Heyeti Mebusan için azalığa intihabı caiz olmıyanlar şunlardır: ‎Evvelâ tebai devleti aliyeden olmıyan saniyen nizamı mahsusu mucibince ‎muvakkaten hizmeti ecnebiye imtiyazını haiz olan salisen türkçe bilmiyen rabian ‎otuz yaşını ikmal etmiyen hamisen hini intihabta bir kimsenin hizmetkârlığında ‎bulunan sadisen iflâs ile mahkûm olup ta iadei itibar etmemiş olan sabian sui ‎ahval ile müştehir olan saminen mahcuriyetine hüküm lâhik olupta fekki hacir ‎edilmeyen tasian hukuku medeniyeden sakıt olmuş olan aşiren tabiiyeti ecnebiye ‎iddiasında bulunan kimselerdir. Bunlar mebus olamaz. Dört seneden sonra icra ‎olunacak intihaplarda mebus olmak için türkçe okumak ve mümkün mertebe ‎yazmak dahi şart olacaktır.
MADDE 69 Mebusan intihabı umumisi dört senede bir kerre icra olunur ve her ‎mebusun müddeti memuriyeti dört seneden ibaret olup fakat tekrar intihap ‎olunmak caizdir.
MADDE 70 Mebusların intihabı umumisine heyetin mebdei içtimaı olan teşrini ‎saniden lâakal dört mah mukaddem başlanılır.
MADDE 71 Heyeti Mebusan âzasının herbiri kendini intihap eden dairenin ‎ayrıca vekili olmayup umum osmanlıların vekili hükmündedir.
MADDE 72 Müntehipler intihap edecekleri mebusları mensup oldukları dairei ‎vilâyet ahalisinden intihap etmeğe mecburdur.
MADDE 73 Ba iradei seniye Heyeti Mebusan feshile dağıtıldığı halde nihayet ‎altı ayda müçtemi olmak üzere umum mebusanın müceddeden intihabına ‎başlanılacaktır.
MADDE 74 Heyeti Mebusan âzasından biri vefat eder veya esbabı hacriyei ‎meşruadan birine duçar olur veya bir uzun müddette meclise devam etmez ‎veyahut istifa eder veya mahkûmiyet veya kabulü memuriyet cihetile âzalıktan ‎sakıt olursa yerine nihayet gelecek içtimaa yetişmek üzere usulü veçhile diğeri ‎tâyin olunur.
MADDE 75 Münhal olan mebusluk makamlarına intihap olunacak âzanın ‎memuriyeti gelecek intihabı umumî zamanına kadardır.
MADDE 76 Mebuslardan herbirine beher sene içtimaı içün hazineden yirmibin ‎kuruş verilecek ve şehriye beşbin kuruş maaş itibarile memurinî mülkiye ‎nizamına tevfikan azimet ve avdet harcırahı ita kılınacaktır.
MADDE 77 Heyeti Mebusan riyasetine heyet tarafından ekseriyetle üç ve ‎ikinci ve üçüncü riyasetlere üçer neferki ceman dokuz zat intihap olunarak ‎huzuru şahaneye arzile bunlardan birisi riyasete ve ikisi reis vekâletlerine ba ‎iradei seniye tercih ve memuriyetleri icra kılınır.
MADDE 78 Heyeti Mebusanın müzakeratı alenidir. Fakat bir maddei ‎mühimmeden dolayı müzakeratı hafi tutulmak vükelâ canibinden veyahut Heyeti ‎Mebusanın âzasından onbeş zat tarafından teklif olundukta heyetin içtima ettiği ‎mahal âzanın maadasından tahliye edilerek teklifin red veya kabulü için ‎ekseriyeti arâya müracaat edilir.
MADDE 79 Heyeti Mebusanın müddeti içtimaiyesinde âzadan hiç biri heyet ‎tarafından ithama sebebi kâfi bulunduğuna ekseriyetle karar verilmedikçe ‎veyahut bir cünha veya cinayet icra eder iken veya icrayı müteakip tutulmadıkça ‎tevkif ve muhakeme olunamaz.
MADDE 80 Heyeti Mebusan kendüye havale olunacak kavanin lâyihalarını ‎müzakere ile bunlardan umuru maliyeye ve Kanunu Esasiye taalûk eder maddeleri ‎red veya kabul veyahut tâdil eder ve mesarifi umumiye muvazene kanununda ‎gösterildiği veçhile heyeti mebusanda tafsilâtile tetkik olunduktan sonra ‎mıktarına vükelâ ile birlikte karar verilür ve buna karşılık olacak varidatın ‎keyfiyet ve kemmiyeti ve sureti tevzi ve tedariki kezalik vükelâ ile birlikte ‎tâyin edilür.
‎ ‎

Mehakim

MADDE 81 Kanunu mahsusuna tevfikan tarafı devletten nasbolunan ve ‎yedlerine beratı şerif verilen hakimler lâyenazildir. Fakat istifaları kabul olunur. ‎Hakimlerin terekkiyatı ve meslekleri ve tebdili memuriyetleri ve tekaüdleri ve ‎bir cürüm ile mahkûmiyet üzerine azil olunmaları dahi kanunu mahsusu hükmüne ‎tabidir ve hakimlerin ve mehakim memurlarının matlup olan evsafını işbu kanun ‎irae eder.
MADDE 82 Mahkemelerde hernevi muhakeme alenen cereyan eder ve ilâmatın ‎neşrine mezuniyet vardır. Ancak kanunda musarrah esbaba mebni mahkeme ‎muhakemeyi hafi tutabilir.
MADDE 83 Herkes huzuru mahkemede hukukunu muhafaza için lüzum gördüğü ‎vasaiti meşruayı istimal edebilür.
MADDE 84 Bir mahkeme vazifesi dahilinde olan dâvanın herne vesile ile olursa ‎olsun rüiyetinden imtina edemez ve bir kerre rüiyetine veyahut rüiyeti için ‎iktiza eden tahkikatı evveliyeye başlandıktan sonra tatil veya tâviki dahi caiz ‎olamaz. Meğerki dâvadan keffiyed etmiş ola. Şu kadar ki cezaya müteallik ‎deavide hükûmete ait olan hukuk nızamı vechile yine icra olunur.
MADDE 85 Her dâva ait olduğu mahkemede rüyet olunur. Eşhas ile hükûmet ‎beynindeki dâvalar dahi mehakimi umumiyeye aittir.
MADDE 86 Mahkemeler her türlü müdahelâttan azadedir.
MADDE 87 Deavii şer'iye mehakimi şer'iyede ve deavii nızamiye mehakimi ‎nızamiyede rüyet olunur.
MADDE 88 Mahkemelerin sunuf ve vezaif ve selâhiyetinin derecat ve ‎taksimatı ve hükkâmın tavzifi kavanine müstenittir.
MADDE 89 Her ne nam ile olursa olsun bazı mevaddı mahsusayı rüiyet ve ‎hükmetmek için mehakimi muayene haricinde fevkalâde bir mahkeme veyahut ‎hüküm vermek selâhiyetini haiz komisyon teşkili katiyen caiz değildir. Fakat ‎kanunen muayyen olduğu veçhile tâyini mevla ve tahkim caizdir.
MADDE 90 Hiçbir hakim hakimlik sıfatile devletin maaşlı bir başka ‎memuriyetini uhdesinde cemedemez.
MADDE 91 Umuru cezaiyede hukuku âmmeyi vikayeye memur müddei umumiler ‎bulunacak ve bunların vezaif ve derecatı kanun ile tâyin kılınacaktır.
‎ ‎

Divanı Âli

MADDE 92 Divani Âli otuz âzadan mürekkeptir. Bunların onu Heyeti Âyan ve ‎nou Şûrayı Devlet ve onu Mahkemeyi Temyiz ve istinaf rüesa ve âzasından kur’a ‎ile tefrik ve tâyin olunarak Heyeti Âyan dairesinde lüzum göründükçe ba iradei ‎seniye akdolunur. Vazifesi vükelâ ile Mahkemei Temyiz rüesa ve âzasının ve zat ‎ve hukuku şahane aleyhinde harekete ve Devleti bir hali muhataraya ilkaya ‎tasaddi eyliyenlerin muhakemesidir.
MADDE 93 Divanı Âli ikiye münkasem olup biri dairei ithamiye ve biri divanı ‎hükümdür. Daireyi ithamiye dokuz âzadan ibaret olup bunun üçü Heyeti Âyan ve ‎üçü Divanı Temyiz ve İstinaf ve üçü Şûrayı Devlet âzasından Divanı Âliye ‎alınacak aza içinden kur'a ile intihap olunur.
MADDE 94 Bu dairei şikâyet olunan zevatın müttehem olup olmadığına sülüsanı ‎ekseriyetile karar verir ve dairei ithamiyede bulunanlar divanı hükümde ‎bulunamaz.
MADDE 95 Divanı hüküm yedisi Heyeti Âyan ve yedisi Divanı Temyiz ve ‎İstinaf ve yedisi Şûrayı Devlet rüesa ve âzasından olmak üzere Divanı Ali ‎âzasının yirmibir neferinden mürekkep olarak Dairei ithamiye tarafından ‎muhakemesi lâzım olduğuna karar verilmiş dâvalar hakkında âzayı mürettebenin ‎sülüsanı ekseriyetile kat'iyen ve kavanini mevzuasına tatbikan hükmeder ve ‎hükümleri kabili istinaf ve temyiz değildir.
‎ ‎

Umuru Maliye

MADDE 96 Tekâlifi Devletin hiçbiri bir kanun ile tâyin olunmadıkça vaz ve ‎tevzi ve istihsal olunamaz.
MADDE 97 Devletin büdçesi varidat ve mesarifatı takribiyesini mübeyyin ‎kanundur. Tekâlifi devletin vaz ve tevzi ve tahsil emrinde müstenit olacağı kanun ‎budur.
MADDE 98 Büdçe yani muvazenei umumiye kanunu Meclisi Umumide madde be maddeE tetkik ve kabul olunur. Varidat ve mesarifatı muhammenin müfredatını ‎cami olmak üzere ana merbut olan cedveller nızamen tâyin olunan numunesine ‎tevfikan aksam ve fusul ve mevaddı müteaddideye münkasem olarak bunların ‎müzakeresi dahi fasıl fasıl icra edilir.
MADDE 99 Muvazenei umumiye kanunu müteallik olduğu senenin dühulünde ‎mevkii icraya konulabilmek için lâyihası Hey’eti Mebusana Meclisi Umuminin ‎küşadı akabinde ita olunur.
MADDE 100 Bir kanunu mahsus ile muayyen olmadıkça emvâli devletten ‎muvazene haricinde sarfiyat caiz olamaz.
MADDE 101 Meclisi umuminin münakit bulunmadığı esnada esbabı mucbireyi ‎fevkalâdeden dolayı muvazene haricinde masraf ihtiyarına lüzumu kavi tahakkuk ‎eder ise mesuliyeti heyeti vükelâya ait olmak ve Meclisi Umuminin küşadı ‎akabinde ana dair kanun lâyıhası Meclisi Umumiye verilmek üzere o masrafın ‎tesfiyesi için iktiza eden mebaliğin tarafı hazireti padişahiye arz ve istizan ile ‎sadır olacak iradei seniye üzerine tedarik ve sarfı caiz olur.
MADDE 102 Muvazene kanunun hükmü bir seneye mahsustur. O senenin ‎haricinde hükmü cari olamaz ancak bazı ahvalı fevkaladeden dolayı Meclisi ‎Mebusan muvazeneyi kararlaştırmaksızın fesih olunduğu halde hükmü bir seneyi ‎tecavüz etmemek üzere bir kararname ile vükelâyı devlet ba iradei seniye ‎seneyi sabıka muvazenesinin cereyanı ahkamını Meclisi Mebusanın gelecek ‎içtimaına kadar temdit ederler.
MADDE 103 Muhasebei kat'iye kanunu müteallik olduğu senenin varıdatından ‎istihsal olunan mebaliğ ile yine o senenin mesarifatına vukubulunan sarfiyatın ‎mıktarı hakikisini mübeyyin olarak bunun şekil ve taksimatı dahi muvazenei ‎umumiye kanununa tamamile mutabık olacaktır.
MADDE 104 Muhasebei kat'iye kanununun lâyihası müteallik olduğu senenin ‎hitamından itibaren nihayet dört sene sonra Meclisi Umumiye ita olunur.
MADDE 105 Emvali devletin kabız ve sarfına memur olanların muhasebelerini ‎rüiyet ve devairden tanzim olunan sal muhasebelerini tetkik ederek hulâsai ‎tetkikat ve neticei mütalâatını her sene bir takriri mahsus ile Heyeti Mebusana ‎arzeylelemek üzere bir Divanı Muhasebat teşkil olunacaktır. Bu divan her üç ‎ayda bir kerre ahvali maliyeyi riyaseti vükelâ vasıtasile ba takrir tarafı hiazreti ‎padişahiye dahi arzeder.
MADDE 106 Divanı Muhasebatın âzası oniki kişiden mürettep olacak ve herbiri ‎Heyeti Mebusandan ekseriyetle azlinin lüzumu tastik olunmadıkça memuriyetinde ‎kaydı hayat ile kalmak üzere ba iradei seneyi nasbolunacaktır.
MADDE 107 Divanı Muhasebat âzasının evsafı ve vezayifinin tafsilatı ve ‎sureti istifa ve tepdil ve terakki ve tekaüdü ve akkamının keyfiyeti teşkili bir ‎nızamı mahsus ile tâyin olunacaktır.
‎ ‎

Vilâyat

MADDE 108 Vilâyatın usulü idaresi, tevsii mezuniyet ve tefriki vezayif kaidesi ‎üzerine müesses olup derecatı nızamı mahsus ile tâyin kılınacaktır.
MADDE 109 Vilâyet ve liva ve kaza merkezlerinde olan idare meclislerile ‎senede bir defa merkezi vilâyette içtima eden Meclisi Umumi âzasının sureti ‎intihabı bir kanunu mahsus ile tevsi olunacaktır.
MADDE 110 Vilâyat Mecalisi Umumiyesinin vezayifi yapılacak kanunu ‎mahsusunda beyan olunacağı veçhile turuku meabir tanzimi ve itibar sandıklarının ‎teşkili ve sanayi ve ticaret ve felâhatın teshili gibi umuru nafiaya müteallik ‎mevad hakkında ve umuma ait maarif ve terbiyenin intişarı yolunda müzakerata ‎şâmil olmakla beraber tekâlif ve mürettebatı miriyenin sureti tevzi ve ‎istihsalinde ve muamelatı sairede kavanin ve nızamatı mevzua ahkâmına muhalif ‎gördükleri ahvalin müteallik olduğu makam ve mevkilere tebliğile tashih ve ıslahı ‎zımnında arzı iştikâ etmek selâhiyetini dahi muhtevi olacaktır.
MADDE 111 Müsakkafat ve müstagillât ve müstagillât ve nukudu mevkufe ‎hasılatının şurutu vakfiyesi ve teamülü kadimi veçhile meşrutun lehine ve hayrat ‎ve müberrata sarfolunmak üzere vasiyet edilen emvalin vasiyetnamelerinde ‎muharrer olduğu üzere musalehine sarfına ve emvali eytamın nızamnamei ‎mahsusu veçhile sureti idaresine nezaret etmek üzere her kazada her milletin ‎bir cemaat meclisi bulunacak ve bu meclisler tanzim edilecek nızamatı ‎mahususası veçhile her milletin müntehap efradından mürekkep olacaktır. Ve ‎mecalisi mezkûre mahalleri hükûmetlerini ve Vilâyet Mecalisi Umumiyesini ‎kendülerine merci bilecektir.
MADDE 112 Umuru belediye dersaadet ve taşralarda bilintihap teşkil olunacak ‎devairi belediye meclislerile idare olunacak ve bu dairelerin sureti teşkili ve ‎vezaifi ve âzasının sureti intihabı kanunu mahsus ile tâyin kılınacaktır.
‎ ‎

Mevaddı Şetta

MADDE 113 Mülkün bir cihetinde ihtilâl zuhur edeceğini müeyyid asar ve ‎emarat görüldüğü halde hükûmeti seniyenin o mahalle mahsus olmak üzere ‎muvakkaten (idarei örfiye) ilânına hakkı vardır. (İdarei örfiye) kavanin ve ‎nızamatı mülkiyenin muvakkaten tailinden ibaret olup (idarei örfiye) tahtında ‎bulunan mahallin sureti idaresi nızamı mahsus ile tâyin olunacaktır. Hükûmetin ‎emniyetini ihlâl ettikleri idarei zabıtanın tahkikatı mevsukası üzerine sabit ‎olanların memâliki mahrusai şaheneden ihraç ve teb'id etmek münhasran zatı ‎hazireti padişahinin yedi iktidarındadır.
MADDE 114 Osmanlı efradının kâffesince tahsili maarifin birinci mertebesi ‎mecburi olacak ve bunun derecat ve teferrüatı nızamı mahsus ile tâyin ‎kılınacaktır.
MADDE 115 Kanunu Esasinin birmaddesi bile hiçbir sebep ve bahane ile tatil ‎veya icradan iskat edilemez.
MADDE 116 Kanunu Esasinin mevaddı mündericesinden bazılarının icabı hale ve ‎vakte göre tagyir ve tadiline lüzumu sahih ve kat'i göründüğü halde zikri ati ‎şerait ile tadili caiz olabilir. Şöyleki ya Heyeti Vükelâ veya Heyeti Âyan veya ‎Heyeti Mebusan tarafından işbu tadile dair bir teklif vukubulduğu halde evvelâ ‎Meclisi Mebusanda azayı mürettebenin sülüsan ekseriyetile kabul Meclisi Âyanın ‎kezalik sülüsan ekseriyetile tasdik edildikten sonra iradei seniye dahi o ‎merkezde sudur eder ise tadilâtı meşruha düsturulamel olur ve Kanunu Esasinin ‎tadili teklif olunan bir maddesi berveçhi meşruh müzakeratı lâzimesinin icrasile ‎iradei seniyesinin suduruna kadar hüküm ve kuvvetini kaip etmeksizin ‎meriyülicra tutulur.
MADDE 117 Bir maddei kanuniyenin tefsiri lâzım geldikte umuru adliyeye ‎müteallik ise tâyini manâsı Mahkemei Temyize ve idarei mülkiyeye dair ise ‎Şurayı Devlete ve işbu Kanunu Esasiden ise Heyeti Âyana aittir.
MADDE 118 Elyevm düsturulamel bulunan nızamat ve teamül ve âdat ilerüde ‎vazolunacak kavanin ve nızamat ile tadil veya ilga olunmadıkça meriyülicra ‎olacaktır.
MADDE 119 Meclisi Umumiye dair olan fi 1- Şevval sene 93 tarihli talimatı ‎muvakkatenin cereyanı ahkâmı yalnız birinci defa içtima edecek Meclisi ‎Umuminin müddeti inikadiyesi hıtamına kadar olup andan sonra hükmü carî değildir.‎