![]() |
![]() |
||||
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
||
| BAŞ SAYFA Makaleler Görüşler Bilgiler Belgeler Yarenlik Şiirler | |||||
|
Nadir Elibol | |
|---|---|
12. Gezegen, Marduk ; Sümer ‘in dinsel inançlarının ve astronomisinin bel kemiği idi. Tanrılar gezegeninin, geçiş gezegeninin piktografik işareti, hem “Anu ”, hem de “ilahi” anlamına gelen alt ve sol uçları kapalı hac idi, daha sonra Sami dillerinde “işaret ” anlamına gelen “Tav ” kelimesi olan, haç idi, bize bir şey çağrıştırıyor değil mi?Yaratıcıların tanrısal kanunlarını ifade eden, anlatan “Me ” dedikleri kutsal kanunların; Yaratıcının planlarına uygun şekilde sonsuza dek işlemesi için konulan bir dizi kaide ve düzenlemeleri kapsadığına inanıyorlardı, sanki bugün bizim inandığımız kutsal kitapları tarif ediyorlardı. Yaratıcının hazırladığı planlar, Sümerlerin “Me ” leri Kur ‘an da da anlatılmıştı. “Herkesin yaptığı işleri boynuna astık. Kıyamet günü ömür için bir kitap çıkaracağız ki, neşredilmiş olarak kendisine kavuşacak ” (İsra Suresi 17/13) “Biz hiçbir memleketi bilinen bir yazısı olmaksızın yok etmedik. Helak ettiğimiz her ülkenin levh-i mahfuz ‘da yazılmış bir zamanı vardır. O sürenin zamanı gelince onları yok etmişizdir. ” (Hicir Suresi 15/4) “Hiçbir ümmet ne ecelinin önüne geçebilir, ne de onu geciktirebilir. ” (Hicir Suresi 15/5) “Bu Kuran bütün kâinatın ona kayıt kitabı olan levh-i mahfuz da saklıdır ” (Burç suresi 85/22) “Şüphesiz biz Kur ‘anı Kadir gecesinde levh-i mahfuzdan yeryüzüne indirdik . ” (Kadir Suresi 97/1) IIIEski Yunan Panteonu n ‘daki Olimpos tanrılarının benzeri ataları, o zaman da sahnedeydi.Zeus ‘un “Tanrıların ve insanların babası”, “Göksel babanın atası”nın Sümer ‘de adı ANU , gök tanrısı idi, tanrıların başıydı. ANTU veya Kİ yer tanrısıydı, onun karısı idi. Çocukları ENLİL (hava) ve ENKİ (su) tanrıları doğmuştu. Yunan ‘daki Paseidon denizlerin efendisi; su tanrısı ENKİ ‘nin muadili idi. Ninlil ; (yer altı dünyasının tanrısı) ise, Grekte HADES olmuştu. NANNAR (ay tanrısı) ve İSTAR /İNANNA , UTU , NİNURTA , NİNHURSAG , NİNKİ , NİNGAL , İSKUR . Hitit, Hurri, Grek ve Mısır panteonlarındaki 12 esas tanrının Sümer ‘deki erkekli dişili ataları idi. Tevrat ‘ta ise Grek ‘lerin HADES yer altı tanrısının adı, Sheol olmuştu, İncil ve Kuran ‘da da Cehennem adını almıştı. Ne hoş oldu değil mi? IVBaş tanrı ANU ‘ya ibadet edilen yer, Tevrat ‘ta Erek olarak geçen ve Sümer ‘de Uruk olarak anılan yerdi. İşte Almanların İ. Ö. 3000 yıllarına inerek yaptıkları kazılar bizi ANU ‘nun tapınağına götürüyordu. |
1951-1952 Philadelphia University Müzesi ‘nde üst yarısı, Chicago Üniversitesi Oriental İnstitue ‘de alt yarısı bulunan Nippur kazısındaki tablette, şunlar yazılıydı; “Emri uzaklara ulaşan, sözü kutsal olan Enlil, Söylediği söz değiştirilemeyen, sonsuza dek talihleri kararlayan bey, Yüksekten bakan gözü ile memleketleri gözleyen, Prensliğin, beyliğin, gücün yargısında dürüst olan, Yer tanrıları korku ile eğilirler önünde, Gök tanrıları çökerler önünde. . . Ey Enlil, değerli çoban, daima harekette, Büyük soluk alanların güden çobanı, Prensliğini var etti Hiçbir Tanrı Ona bakmaya cesaret edemez. Yalnız yüceltilmiş veziri saray nazırı Nusku ‘ya O ‘nun emrini, kalbinin sözünü bildirdi, o haber verdi, Bütün emirlerini yerine getirmeye onu görevlendirdi. Bütün kutsal kuralları, bütün kutsal kanunları ona emanet et. ” Yoksa bu NUSKU adını bilmediğimiz veya başka adla bildiğimiz bir peygamber miydi? Kalbinin sözü de vahiy miydi? Yoksa bu çoban Mısır ‘da karşımıza çıkan Hermes miydi? Yoksa Kuran ‘daki İdris peygamber mi? Enlil evrende çoğunlukla yararlı işlerin var olmasını ve planlanmasını sağlayan iyiliksever bir tanrı iken; kardeşi ENKİ de suların dipsiz derinliklerinden sorumlu ve bilgeliğin tanrısı idi. Enlil yapacaklarını belirlerken; bütün ayrıntıları, saygı değer, becerikli, cesur ve bilgin Enki düzenlerdi. Şimdi “ENKİ VE DÜNYA DÜZENİ ” şiirine de bakalım, şöyle diyordu; “Ey Sümer, evrendeki memleketlerin içinde en büyük olan, Sonsuz ışıkla dolan, güneşin doğduğu yerden güneşin battığı yerdeki (bütün) halklara tanrısal kanunu dağıtan, Senin tanrısal kanunun yükseltilmiştir, erişilemez, Senin tamamlanmış tanrısal kanunun iyi uygulansın! Şehir; Enki ‘nin kaderini verdiği, Kutsal UR; Senin yüksekliğin gök kadar olsun. ” Şimdi Prof. Dr. Mebrure TOSUN ve Prof. Dr. Kadriye YALVAÇ Hanım ‘ların Sümer dili ve grameri adlı kitabından bazı orijinal tablet çevirilerine bakalım: İKİ DİLLİ BİR BÜYÜ METNİ (90 satırdır) “3- Tanrıların aşılmayan yemin dairesi 5- Göğün ve yerin değiştirilmeyen yemin dairesi 7- Tanrı tekdir değiştirilmez. 9- Tanrı ve insan birbirlerinden çözülmezler, ayrılmazlar. ” 31- Planı değiştireni, 33- Tasviri, göğün ve yerin planını serbest bırakmasın 35- Büyük Tanrıların yemininden korkmayanı, 37- Büyük Tanrıların yemini onu bağlasın 39- Büyük tanrılar onu lanetlesinler” SU-İL-LA METNİ ‘ nde (el kaldırma); “1-2 Efendi, tanrıların üstünü ki gökte ve yerde onun tekliği büyüktür. Yalnız o büyüktür. 32 -Tanrıları ve insanı yaratan baba, yerlerini (oturdukları yerleri) çatan (kuran) kurban ekmeğini saptayan, 34- Krallığı (krallıkları) çağıran (tayin eden) asa veren, mukadderatı uzun günlere kadar tayin eden, 36-37- Ta içine hiçbir tanrının giremeyeceği (nüfuz edemeyeceği) en önde gelen, en üstün, 38-39- Binek ‘ine, akranlarının tanrısının yolunu açan, dizleri yorulmayan, 40-42- Göğün temelinden (dibinden), göğün sonuna kadar (ışık olarak) devamlı gidip gelen, göğün kapısını açan 41-43- Bütün insanlara nur koyan, 44-45- Herşeyi meydana getiren baba, bütün canlılara bakan devamlı arayan 46-47- Göğün ve yerin hükümlerini tespit eden ki, onun emrini hiç kimse değiştiremez. 48-50- Ateş ve suyu tutan, canlılara önderlik eden, 49-51- Hangi Tanrı sana eş olabilir 52-53- Gökte kim büyüktür, sen! Yalnız sen büyüksün, senin tekliğin uludur. ” |
SU-İL-LA METNİ (dua metni), “ 7-8- Sen, senin sözün uzak gök, kapalı yerdir. Hiç kimse içine bakamaz. 9-10- Sen, senin sözünü kim kavrayabilir. Kim eş olabilir, benzeyebilir. 11-12- Bey, gökyüzünde beylikte, yeryüzünde üstünlükte, Tanrılar arasında kardeşi olan karşıt sana yoktur. 13-14- Krallar kralı, yüksek. O ‘nun farzıyla hiç kimse eşit olamaz. O ‘nun tanrılığına hiçbir tanrı benzemez. ” Bunlar nasıl ifadeler idi, Tanrı ‘nın tek olduğunu, Sümerlerin Tanrılar dediklerinin de, bu Tanrı ‘nın uygulayıcıları olduğunu anlıyorduk. Tıpkı Kuran ‘da anlatılan gibi; 112 NCİ İHLAS SURESİ; “1-De ki “o, Allah bir tektir, eşi ortağı yoktur. ” 2- Allah samettir. 3- Kendisi doğurmamıştır ve hiç kimse tarafından doğurulmamıştır. 4- Hiçbir şey ona denk değildir. 34 NCİ SEBE SURESİ ; “1- Hamd, göklerde ve yerde ne varsa, kendisinin olan Allah ‘a mahsustur. Ahrette de hamd onundur. O hakimdir. Yeğane hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdardır. 2 -O, yere gireni ve yerden çıkanı, gökten ineni ve göğe yükseleni hep bilir. O, çok merhametlidir, çok bağışlayıcıdır. 3 - . . . Göklerde ve yerde zerre miktarı hiçbir şey O ‘ndan ilminden gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi muhakkak ki levh-i mahfuzda yazılıdır. ” 1 İNCİ FATİHA SURESİ ‘NDE; 1 -“- Rahman ve rahim olan Allah ‘ın adıyla 2 - -Hamd alemlerin rabbi Allah ‘a mahsustur. 3 -O; rahmandır, rahimdir. 4 - Ceza gününün malikidir. 5- (Rabbimiz) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. 6 - Bize doğru yolu göster. 7 - Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramamış ve satmışların yolunu değil. VEnki bayram sofrasında içkiyle keyifleri yerine geldikten sonra; kızı İnanna ‘ya tanrısal kanunları emanet ediyor“Benim gücüm adına, gücümün adına, Kutsal İnanna ‘ya, kızıma, tanrısal kanunları hediye edeceğim . ” O zamanın Kutsal Kitabını hediye ediyordu. “Me ”leri, kutsal programı İnanna ‘ya vermişti, ancak hemen geri ister. (Bu ilerde Meryem ile Tanrının ilişkilerine inananların yaşanmış sandıkları mıydı? Yoksa Süleyman ile Saba Melikesi Belkıs aralarında geçen olayın benzeri mi idi. ) İzleyelim bakalım : Uruk ‘un koruyucu tanrıçası İnanna kendi kentini daha iyi duruma getirmeyi ve böylece kendi şan ve şerefini yükseltmeyi çok ister. Bunun için o, “tanrıların tam kalbini bilen ” bilgeliğin beyi, Enki ‘nin oturduğu dipsiz su Abzu ‘nun bulunduğu Sümer ‘in kültür merkezi Eridu ‘ya gitmeye karar verir. Enki ‘de bulunan bütün tanrısal kanunlar ve kuralları güzellik veya hile ile ele geçirir ve ülkesi Uruk ‘a götürürse, kendisinin şanına erişilemeyecektir. Enki habercisi İsimud ‘u çağırarak şöyle söyledi.: “Gel habercim İsimud, söyleyeceklerime kulak ver, |
Sana bir kelime söyleyeceğim sözümü tut. İnanna , yapayalnız adımlarını Abzu ‘ya doğrulttu. Ona içmesi için aslanın yüzünde bira ver Kutsal masada, gökyüzü masasında. ” İnanna ve Enki bayram sofrasına otururlar. İçki ile keyifleri yerine gelince ENKİ ; “Benim gücüm adına, gücümün adına, Kutsal İnanna ‘ya kızıma tanrısal kanunları hediye edeceğim” der. Bunun üzerine uygarlığın kültürel temellerini teşkil eden 100 ‘den fazla Tanrısal Kanunu ‘nun hepsini birden İnanna ‘ya hediye eder. İnanna , Me ‘leri gökyüzü sandalına doldurur, bu değerli yükle Uruk yoluna koyulur. Enki Me ‘lerin yerlerinde olmadığını görünce, İsimud ‘a sorar. İnanna ‘ya hediye ettiğini öğrenince çok üzülür ve ne pahasına olursa olsun, İnanna ‘nın durdurulmasını ve Me ‘lerin geri getirilmesini ister. İsimud İnanna ‘yı görünce; “Kralım bana dedi ki; Enki bana dedi ki; İnanna Uruk ‘a gitsin Fakat gök kayığını bana Eridu ‘ya geri getir” İsimud, İnanna ‘dan Me ve kayığı geri alır. KURAN ‘I KERİM ‘DE 27 NCİ NEML SURESİ 23. AYET VE MÜTEAKİP AYETLERDE; “23 - Hüd hüd kuşu; gerçekten de Sebe halkına hükümdarlık yapan bir kadın gördüm. Kendisine her şey verilmiş, muhteşem bir tahtı da var. 24 - Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları doğru yoldan çıkarmış da doğru yolu bulamıyorlar. 29 - Hüd hüd mektubu götürünce Belkıs Sultan halkına ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı. 31 - Sakın bana isyan etmeyin ve teslim olarak gelin” demektedir. Belkıs Süleyman ‘a elçilerle hediyeler gönderdi. Süleyman onu cezalandırmaya karar verdi. “38 - . . . Bana teslim olmalarından önce bu melikenin tahtını bana kim getirebilir dedi. 39 - Cinlerden bir ifrit : Sen yerinden kalkmadan önce ben onu (tahtı) sana getiririm. 40 - İlahi kitabın bilgisine sahip olan biri de; gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm dedi. Süleyman tahtı yanı başında görülünce . . . ” TEVRAT ‘TA İSE; 1. KRALLAR BAB 10 ; 1 - “Saba melikesi Rab ‘bin adından ötürü Süleyman ‘ın artan ününü duyunca onu çetin sorularla sınamaya Yeruşalim ‘e geldi. . . aklından geçen her şeyi Süleyman ‘la konuştu. 2 - Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. . . . Saba kraliçesi hayranlık içinde kaldı. 5 -. . . Duydukların doğruymuş, ama gelip kendi gözümle görünceye dek anlatılanlara inanmamıştım” de. 10 -Saba kraliçesi krala. . . değerli taşlar armağan etti, 13 - Kral Süleyman Saba Kraliçesi nin her istediğini, her dilediğini yerine getirdi. . . Bundan sonra kraliçe adamlarıyla birlikte oradan ayrılıp kendi ülkesine döndü, denilmekte, bu hikaye 2. Tarihler 9 ncu Bab ‘ta tekrar anlatılmaktadır. anlatılanlardaki Tanrı Enki ile kral peygamber Süleyman, haberci İsimud ile hüdhüd kuşu, Tanrıça İnanna ile melike Belkıs nasıl benzeşiyor değil mi? |
BAŞ SAYFA
ÜÇÜNCU SAYFA
DÖRDÜNCÜ SAYFA
| |