BAŞ SAYFA  Makaleler  Görüşler   Bilgiler   Belgeler   Yarenlik   Şiirler
SÜMER TABLETLERİ ve KUTSAL KİTAPLAR –
Nadir Elibol

VI

Enki yine birgün kendi ekmeklerini temin etmekte güçlük çeken dişi tanrıların yakarışları üzerine; ( Bu tablette Louvre Müzesi ndedir)
Ey oğlum, yatağından kalk. . . bilgini kullan,
Tanrılara iş yapacak yaratıklara şekil ver
Onlar kendilerini iki misli çoğaltsınlar” deyişleriyle Enki;
“Ey annem, ismini vereceğim yaratık oldu,
Onun üzerine tanrıların görüntüsünü koy.
Dipsiz suyun çamurunun özünü karıştır.
O bir insan. .
. ”
Enki tekrar çamura şekil verdi, bu kez;
“Elinin yarattığının kaderini kararladım. Ona, yemesi için ekmek verdim,
Benim elimin şekil verdiğinin kaderini kararla ve ona yemek için ekmek ver”
Dedi ve insana soluk verildi.
Bunlar bize bir şeyler hatırlatıyor mu? Ademin çamurdan yapıldığına dair kutsal kitaplardaki sözleri ?
Çamurdan yapılan Adem ile Sümerce ‘de “ ” kaburga anlamına gelen kaburga kemiğinden yapılan dişi Havva ‘nın hikayesine de benziyor değil mi?
TEVRAT YARADILIŞ
2
Bab/7 ‘de “Rab Tanrı Adem ‘i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu. ”
2/21 Rab Tanrı Adem ‘e derin bir uyku verdi, Adem uyurken, Rab tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. ”
2/22 Adem ‘den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem ‘e getirdi. ”
2/23 Adem , “İşte bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir” dedi. O ‘na kadın denilecek, çünkü o adamdan alındı”
3. Bölüm 20
‘de “Adem karısına Havva adını verdi, çünkü o bütün insanların annesiydi”
Tevrat ‘taki bu “bütün yaşayanların annesi Havva ile Adem ‘in konusu, yoksa, Ana Tanrıça Ninhursag ile Enki ‘nin ilişkisinden mi doğdu?
Enki ‘nin hasta organı kaburgasının adı Sümerce ‘de “Tİ” idi. Ninhursag ‘ın kaburgayı iyileştirmesi sırasında;
“Kardeşim neren ağrıyor?
Kaburgam ağrıyor”
Tanrıca Ninti ‘yi (kaburganın hanımı/yaşatan hanım) doğurdum senin için

Demesindeki Sümer dilinde, “kaburganın hanımı ” anlamına da gelen, “yaşatan hanım ” anlamından mı gelişmişti.
Yoksa; Tevrat ‘ta “Hayat veren kadın” Havva ‘nın Adem ‘in kaburgasından yaratılmış olması, Kuran ‘da Adem ‘in yaratılıp sonra ona eş olsun diye Havva ‘nın Adem ‘in kaburga kemiğinden yaratılmış olduğu söylemine benzemiyor mu?
NİSA SURESİ 4/1;
“Ey insanlar, sizi bir tek candan Adem ‘den yaratan, o candan da eşini Havva ‘yı yaratan ve ikisinden bir çok erkek ile kadınlar türeten Rabbinizden korkun”
Derken, NİSA yani kadın kelimesini kullanır, aynı kelime NİSA bu kez Tevrat ‘ın Tekvin Bölümü 2 Bab 22. ayetinde;
ve Rab Allah adamdan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı ve onu adama getirdi . ”
2/23 ‘de; “ve adam dedi, şimdi bu benim kemiklerimden kemik ve etimden ettir; buna NİSA denilecek çünkü o insandan alındı. ”

VII

Şimdi Enki ve Ninhursag ” efsanesini ve onun tabletini inceleyelim. ( 278 satırlık şiir şimdi Louvre Müzesi ndedir. )
Dilmun (İran ‘ın güneybatısında olabilir) saf, temiz parlak bir şehirdi. Yaşayanlar hastalık ve ölüm bilmezlerdi. Ancak orada (su) eksikti. Enki güneş tanrısı “utu ”ya oradan tatlı su çıkarmasını söyledi. Dilmun meyve bahçeleri, yeşil tarlalar ve çayırlarla doldu. Ana tanrıça Ninhursag 8 bitki filizlendirdi. Enki bu filizleri birer birer yedi. Ninhursag buna çok kızdı ve Enki ‘yi ölümle lanetledi. Enki ‘nin sağlığı bozuldu 8 organı hastalandı, büyük tanrılar Tilki ‘den tanrıca Ninhursag ‘ı bulmasını istediler. Ninhursag Enki ‘yi affetti iyileştirdi.
TEVRAT YARADILIŞ 2. BAB ;
6 - “Yerden yükselen buhar bütün toprakları suluyordu”
8- Rab Tanrı Doğu ‘da, Aden ‘de bir bahçe dikti,. . .
9 “Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı. Aden den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kala ayrılıyordu”
15 - “Rab Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem ‘i oraya koydu. ”
16 - “O ‘na bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin diye buyurdu”
17 - “Ama iyiyle kötüyü bilme ağacında yeme, çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün

3. BAB
6
- “Kadın. . . meyveyi koparıp yedi, yanındaki kocasına verdi o da yedi. ”
17 - “Rab Tanrı Adem ‘e yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın. ”
19 - “Toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın
23
- “Böylece Rab Tanrı , yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem ‘i, Aden bahçesinden çıkardı

Dilmun
; Tevrat ve İncil ‘deki cennet Aden Bahçesi idi, Kuran ‘da ki Aden bahçesi de burası idi.
Peki, Tufan hikayesinin Tevrat ‘ın bir öyküsü olmadığı Babil Gılgamış Destanı ‘nın onbirinci tableti bulununca anlaşılması ilginç değil mi? George Smith ‘in 1872 ‘deki Tufan tableti ile Tevrat ‘ın dünyanın ilk ve en eski kitabının olmadığını söylemesi müthiş değil miydi?
Smith ‘in tabletlerinde Gılgamış destanındaki evini dağıtması ve bir gemi yapmasının istediği suruppaklı adam, Sümer Tufan ‘ının Babil versiyonu değil miydi?
Sümerlerin Tufan tabletinde; bir tanrı, diğerine insanları felaketten yok olmaktan kurtarmayı istediğini, insanların da buna karşılık kendilerine şehirler kuracağını ve ibadet edeceğini söylüyordu.
Kral Ziusudra , dindar, tanrı korkusu bilen, rüyasında devamlı tanrısal bildirmeler (vahiyler) alan bir kraldır. Duvarın arkasında tanrıları dinliyordu;
“Sol tarafımdaki duvarda durarak. . .
Duvardan sana bir söz söyleyeceğim, sözümü tut.
Kulak ver benim söylediklerime;
Bizden. . . bir tufan kult merkezlerini kaplayacak,
İnsanlığın tohumunu yok ederek. . .
Tanrılar meclisinin sözü kararıdır.
An ve Enlil ‘in emreden sözüyle,
Krallığı, hükümdarlığı son bulacaktır


Tabletin kırık yerlerinde tufanın bütün şiddetiyle memleketi kapladığı ve 7 gün 7 gece devam ettiği anlatılıyordu.
“Bütün fırtınalar olanca güçleriyle hep birden hücum ettiler.
Aynı anda tufan kult merkezlerinin üstünü kapladı.
Yedi gün, yedi gece boyunca
Tufan memleketi kapladıktan,
Dev gemi fırtına ile büyük sulara çarptıktan sonra,
Güneş tanrısı göğe ve yere ışınlar saçarak çıktı ortaya
,
Ziusudra dev gemiden bir pencere açtı,
Kahraman Utu (güneş tanrısı) ışınlarını soktu dev gemiye,
Ziusudra , kral,
Kendini güneş tanrısı önüne attı,
Kral bir öküz kesti, bir koyun kesti. ”
Bu satırlar size Tevrat ‘taki ve Kuran ‘daki Nuh Peygamberi hatırlatmıyor mu? Hani İbrahim ‘in tek tanrı için kestiği koyunun kurban edilişini çağrıştırıyor mu? Yoksa; Ziusudra , bizim Nuh peygamber olmasın?
TEVRAT YARADILIŞ 6. BAB ;
5 - “Rab baktı, yeryüzünde insanın kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte. ”
6 - “İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı. ”
7 - “Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım” dedi, “Çünkü onları yarattığıma pişman oldum”
Ama Nuh Rab ‘bin gözünde lütuf buldu.
12 - “Tanrı yeryüzüne baktı ve her şeyin ne denli bozulduğunu gördü. Çünkü insanlar yoldan çıkmıştı. ”
13 - “Tanrı Nuh ‘a, “İnsanlığa son vereceğim” dedi, “Çünkü onlar yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. Onlarla birlikte yeryüzünü de yok edeceğim.
14 - “Kendine gofer ağacından bir gemi yap. İçini dışını ziftle, içeriye kamaralar yap. ”
15 - “Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak. 16 - “Pencere de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap. ”
17 - “Yeryüzüne tufan göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her canlı ölecek. ”
18 - “ Ama seninle bir antlaşma yapacağım. Oğulların, karın, gelinlerinle birlikte gemiye bin. ”
19 - “Sağ kalabilmeleri için her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al. ”
20 - “Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler”
21 - “Yanına hem
kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ilerde yemek üzere depola. ”
7. Bab;
4
- “Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım. Yarattığım her canlıyı yeryüzünden silip atacağım. ”
11 -“Nuh altı yüz yaşındayken, o yılın ikinci ayının on yedinci günü enginlerin bütün kaynakları fışkırdı, göklerin kapakları açıldı. ”
12 - “Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı. ”
17 - “Tufan kırk gün sürdü. Çoğalan sular gemiyi yerden yukarı kaldırdı. ”
18 - “Sular yükseldi, çoğaldıkça çoğaldı; gemi suyun üzerinde yüzmeye başladı. ”
19 - “Sular öyle yükseldi ki, yeryüzündeki bütün yüksek dağlar su altında kaldı. ”
20 - “Yükselen sular dağları on beş arşın aştı. ”
21-22 “Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, insanlar soluk alan bütün canlılar öldü. ”
23 - “RAB insanlardan evcil hayvanlara, sürüngenlerden kuşlara dek bütün canlıları yok etti, yeryüzündeki her şey silinip gitti. Yalnız Nuh ‘la gemidekiler kaldı. ”
24 - “Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı. ”

8. Bab ;
3 - “Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı. ”
4 - “Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu. ”
5 - “Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü. ”
6 - “Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı. ”
20 - Nuh Rab ‘be bir sunak yaptı. Orada bütün temiz sayılan hayvanlarla kuşlardan yakmalık sunular sundu. ”
Tevrat ‘ta 6. Bab ‘da başlayan Nuh Tufanı ve Nuh ‘un Gemisi ‘nin başından geçenler 9. Bab ‘a kadar dinsel sembollerle anlatıldı. Sümerlerin benzer öyküsü bu kez Kuran ‘da; nasıl yer aldı ona bakalım,
HUD SURESİ ‘NDE 11/36-49 NCÜ AYETLERDE ;
37 “Bizim nezaretimiz altında ve vahyimiz gereğince gemi yap ve zulmedenler için bana affedilmelerini söyleme, çünkü onlar mutlaka suda boğulacaklardır”
38 Nuh gemiyi yapıyor. . .
39 “Artık pek yakında insanı perişan edecek azabın geleceğini ve devamlı bir azabın kimin başına konacağını bileceksiniz” dedi.
40 “Nihayet emrimiz gelip de tandır kaynadığı zaman Nuh ‘a dedi ki; “Hayvanların her cinsinden erkek ve dişi olmak üzere ikişer çifti ve hakkında söz geçenler müstesna, aile halkını, bir de iman edenleri gemiye yükle”
41 Nuh dedi ki; haydi bini içine, akıp gitmesi de durması da Allah ‘ın adıyladır.
42 “Gemi, onları dağlar gibi dalgalar içinde yüzüp götürüyordu.
44 “Kafirler boğulduktan sonra Allah tarafından, ey arz suyunu yut, ey gök sende tut” denildi. Su çekildi ve iş bitirildi, gemide Cudi dağının üzerinde durdu.
48 “Denildi ki; Ey Nuh ! Sana ve gemide seninle beraber bulunanlardan türeyecek ümmetlere bizden bir selamet ve bereketlerle gemiden in. . . ”
54 NCÜ SURE EL-KAMER SURESİ AYET;
11 - Bunun üzerine, boşalan su ile semanın kapılarını açtık.
12 - Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık, her iki su göğün ve yerin suları takdir edilmiş bir işin olması için birleşti.
13 - Biz Nuh peygamberi, iman edenlerle birlikte ağaçtan yapılmış çiviler ile çakılmış bir gemiye bindirdik.
23 NCÜ SURE (EL-MÜMİN) AYET;
27 - Bizde ona şöyle vahyettik. “Bizim nezaretimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Nihayet azap emrimiz gelip de tandır kaynayınca, hemen ona, her canlıdan birer çift erkek ve dişiyi, bir de üzerine azap vacip olandan başka aile halkını koy. . . O zulmedenler. . . Boğulmaya mahkum olmuşlardır . ”
Böylece Kuran ‘da tekrarlanan bu benzer hikaye; ENAM SURESİ 6/6, ARAF SURESİ 7/59-63,64, YUNUS SURESİ 10/73, ENBİYA SURESİ 21/77, ŞUARA SURESi 26/118,119,120 , ANKEBUT SURESİ 29/14,15 VE HAKKA SURESİ 69/11,12 ‘ de anlatıldı durdu.
Anlaşıldı ki, Smith ‘i bu denli derinden etkileyen, birleştirmiş olduğu parçaların İncil ‘deki tufanın bağımsız bir anlatımını içermesiydi. İncil ‘in Tanrısını bilmeyen bu insanların sözcükleri, İbrani öyküsünün neredeyse tıpkısı bir öyküde anlatılmaktaydı: bir tanrının araya girmesiyle tufandan kurtulacak olan birinin seçilmesi; bir ahşap tekne yapımı için gerekli süreye olanak tanıyan erken uyarı; her türden hayvan, bitki ve sürüngenin bu tekneye doldurulması; teknenin bir dağ yamacında karaya oturması; bir güvercinin, bir kuzgunun ve bir kumrunun karayı bulmak için gönderilişinin ayrıntıları; bir kurban sunumu; ve tanrıların yeryüzünü yeniden asla ilkel sulu kaosuna geri döndürmeyeceklerine ilişkin sözü. . .
BAŞ SAYFA İKİNCİ SAYFA DÖRDÜNCÜ SAYFA