Hümanist kültüre açılan küçük bir pencere

OKUMALIK
Eski Yeni Şairlerden Üçer Şiir
Sana bir şiir getiririm / Sözler rüyamdan fışkırır.
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Aşkı sessizlik tanımlar.
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi.
ATAOL BEHRAMOĞLU

BAŞ SAYFA  YAZILAR  MAVİPENCERE   GÖZLEMEVİ   ARKABAHÇE   IŞIKLIYOL
                 Alıntılık      Belgelik   Yarenlik   Okumalık ‎   Bakmalık   Gezinmelik

BİR MAVİ ÇİÇEK

‎ Önce top mermileriyle dövüldü alan
‎ Tarandı sonra mitralyözlerle
‎ Sonra boğaz boğaza dövüşüldü
‎ Ve sonra usulca indi gece
‎ ‎
‎ Bir mavi çiçek kalmıştı sadece
‎ Ama yoktu koklayacak kimse
‎ Sabaha karşı dindi iniltiler
‎ Yan yana, üst üste yığılı ölüler
‎ Ağaçlar devrilmiş, kavrulmuş çimenler
‎ Boğulmuş yaşayan ne varsa bu yerde
‎ ‎
‎ Bir mavi çiçek kalmıştı sadece
‎ Ama yoktu koklayacak kimse
‎ ‎
‎ O sabah yine maviydi gökyüzü
‎ Başladı az sonra kuşların türküsü
‎ Sabah rüzgârı ne bilsin ölümü
‎ Esti durdu kırlarda keyfince
‎ ‎
‎ Bir mavi çiçek kalmıştı sadece
‎ Ama yoktu koklayacak kimse
‎ ‎

NE ANLATIR YUNAN ŞARKILAR

‎ ‎
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Geceye dair, aşka dair
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Hayatımıza dair
‎ ‎
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ İnsanı tepeden tırnağa saran bu hüzünle
‎ Sanki hep anlatılmayan bir şey kalmıştır
‎ İçimizi ne kadar döksek de
‎ ‎
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Biten bir aşk mı, başlayan bir aşk mı
‎ Bir kız mı, yüzünü hiç görmeyeceğimiz
‎ Çayırlarına hiç uzanamayacağımız kırlar mı
‎ ‎
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Bu sürekli, bu yumuşak ısrarla
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Yüreğimize işleyen tempolarla
‎ ‎
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Sonsuzluğa güzelliğe, sonsuz barışa dair
‎ Acılarla dolsak da ne kadar
‎ Sımsıcak yaşamaya dair
‎ ‎
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Bir gün birleşeceğini mi bütün şarkıların
‎ Ne anlatır Yunan şarkıları
‎ Bu kadar uzak...ve bu kadar yakın

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR



‎ Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
‎ ‎Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
‎ ‎Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
‎ ‎Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
‎ ‎
‎ ‎İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
‎ ‎Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
‎ ‎Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
‎ ‎Kopmaz kökler salmaktır oraya
‎ ‎
‎ ‎Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
‎ ‎Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
‎ ‎Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
‎ ‎Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
‎ ‎
‎ ‎İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
‎ ‎Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
‎ ‎
‎ ‎İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
‎ ‎Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
‎ ‎
‎ ‎Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
‎ ‎Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
‎ ‎Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
‎ ‎Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
‎ ‎
‎ ‎Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
‎ ‎Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
‎ ‎Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
‎ ‎Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
‎ ‎
‎ ‎Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
‎ ‎Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına ‎‎
‎ ‎Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
‎ ‎Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana