Hümanist kültüre açılan küçük bir pencere


OKUMALIK
Eski Yeni Şairlerden Üçer Şiir
Kâmildir o insan ki yaşar hâtıralarla;
   Bir başka kerem beklemez artık gelecekten
Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin
   Bir çare yok mudur buna ya Rabbe’l alemin.
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
   Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Ey sevgi anladım bu uzaktan sadâ ile,
     Ömrün yegâne lezzetidir hâtıran bile


YAHYA KEMAL BEYATLI

BERGAMA HEYKELTRAŞLARI

Muhtar Tevfikoğlu’na

Pek tâze penbe tenlere benzer bu taşları
Yontarken eski Bergama heykeltraşları

İlham eden vucûdun edâsıyle mest imiş;
Heykeltraş demek o zaman putperest imiş.

İnsan vücûdu bazan açık, bazan örtülü,
Her çizgisiyle san’atı canlandıran büyü.

Artık dehâya eski güzellikte sinmiyor.
Gördük ki yer yüzünde ilâhlar gezinmiyor

DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?
İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok
En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.

Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.
Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?

Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

EYLÜL SONU

Günler kısaldı. Kanlıca'nin ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.

Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa...
Yazlar yavaşca bitmese, günler kısalmasa...

İçtik bu nadir içki'yi yıllarca kanmadık...
Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!

Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor.

Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,
Bitmez bir özleyiştir, ölümden biter bile.
ŞİİR SAYFASINA
BAS SAYFAYA